|
|
Hedef En Zirveye
"Düşünüyorum, o zaman varım." Bu bizi
doğadaki bütün varlık ve varlık sınıflarından ayırd eden, ancak
ins olabileceğimizi betimler.
Evet, biz insanlar düşünüyoruz.Durumlara karşı
davranışlarımızı;düşünebildiğimiz için belirleyebiliriz.
Suallere cevap verebiliyorsak ( ki sual edebiliyorsak), bir
şeylere yorum yapabiliyorsak düşünme yetisine sahip
olduğumuzdandır.
Arkadaş seçimi mi yapacağız, kişilik prensiplerimizi mi
belirleyeceğiz, yaşamımızın daha iyi olabilmesi için
çevremizdeki bazı kişileri mi teşkilatlandıracağız, biz
bunların tümünün nitelik bakımından tüm yönlerini beynimizdeki
farklı düşümceler ile düşünebilme yetisi ile münakaşa edip o
şekilde belirleriz.
Sebep olarak bizim bunları yapmamızda "amaç" vardır, "gaye"
vardır. Biz bir çırak mıyız? O vakit ustamızı usta eden o bütün
özelliklerini, maharetlerini ve çok daha fazlasını öğrenmeliyiz
ki "usta" olabilelim. Evvela ustamızı usta eden o cilveyi
ustamızdan almalı. Üzerine kendimizin teffekkürü neticesinde
ettiğimiz fikirler ve kendi maharetimizi de ekleyerek
ustalaşırız. Der ya düşünür ustalarından bir zat "Çırak ustayı
geçmedikçe usta olamaz."
Biz baba mıyız? Babamızda Öğrendiklerimizi, kendi
araştırmalarımızı ve fehmimiz miktarınca tefekkür edip, o
maharetler ile bir baba olmalıyız, evimize bir yönetici
olmalıyız. Tabi eğer biz ailemiz için her şeyin en iyisini
istiyorsak, ailemizin niteliği bakımından çevremize örnek
olmasını- alınmasını, kalabalıklar içinde aile bireylerimizin
başarılarından dolayı parmak ile gösterilmesini istiyorsak...
Bu aynı zamanda bir öğretmenin öğrencilerine yaptığı
öğretmenlik, bir doktorun hastalarını iyileştirme gayreti, bir
polisin güvenliği sağlama ciddiyeti, bir valinin ili yönetme
dürüstlülüğü ve becerikliliği, bir yöneticinin yönetimi
altındaki kişilere hak ile muamelesi, insanların toplumsal
olarak yaşamalarında v.b... ihtiyaç duydukları bütün
ustalıklarda, işin ehlilik durumlarında durum aynıdır.
Eğer bizden önceki cetlerimiz her türlü faaliyetlerde belli bir
mertebeye, bir dereceye varmış iseler bu; onların çabaları ve
cetlerinin de çabalarıdır. Cetlerimiz mevcut maarifet ve
hünerleri daha çok cilve edip her bip adım öteye varmışlardır,
bize varana dek...
Bu temaşayı hadis ile kavileştireceksek buna;"İki günü eşit
olan ziyandadır." (Hz. Muhammed a.s) diye betimler.
Saat hep ileriye doğru sayıyor geçen vaktimizden, tarih hep
ileriye sayıyor geçen ömrümüzden. Elbette ki biz hala yerimizde
sayıyorsak veya daha kötüsü geriye doğru gidiyorsak veya o
değersiz amaçlar için başkalarının ilerlemesine engel
oluyorsak, onları geriliyorsak bu bizim ziyanda olduğumuzdur.
Bu doğacak nesillerimizin haklarını zaptetmemizdir. onlara
ziyanımızdır, bedenimize ziyanımızdır, yaşamımıza
ziyanımızdır...
Acaba amaç bir takım geçici faideler midir veyahut sabırla
sonucuna varılan o meyvesinin tadına doyum olmayan amaçlar
mıdır.
Özcan ASKAR//yolcuyuzbiz.net
|
|